Haber Karamürsel sitesinde köşe yazarlığı yapan Sema AKIN, Karamürselli olmanın son dönemde zor olduğunu kalemine yansıttı. Yazar Karamürsel'in tarihi geçmişiyle kıvanç duyduğunu ima ederken, son dönemde ilçelerinde gelişen olumsuz olaylardan dolayı Karamürsel'in ulusal çapta itibar kaybetmesine isyan etti.
Geçtiğimiz aylarda Karamürsel'de çıkan ilaç sahtekarlığı ve son hafta içerisinde cinayet ile sarsılan ilçe adeta şokta. Bu şok köşe yazarı AKIN'ın isayana getirdi ve Karamürsel isminin ilk kez KARA'sı ile anıldığının altını çizdi.
AKIN'ın o yazısı:
1972 Yılının sıcak bir Ağustos gecesi bu kasaba da açtım gözlerimi dünyaya.Apartmanlardan çok zeytin bahçelerinin olduğu , özgürce koşup oynadığımız arabaların olmadığı taş sokakları ve gece geç saatlere kadar eve gitmek bilmediğimiz korkusuz gecelerimiz vardı.
İple çekerdik Hıdrellezi ateş yakıp etrafında şarkı söyleyip halay çekmek için ve ertesi gün dağlara çıkıp piknik yapmaktı en büyük zevkimiz .Heryerden denize girerdik. Bize heryer plajdı anlayacağınız.İskeleye girmek tehlikeli ve yasak değildi çünkü vapurun üstünden denize balıklama atlamak vardı benim zamanımda.
Çarşı’ya çıktığında herkez tanıdık herkez akraba idi .Çay bahçesine oturduğunda yan masadakilerle hemen muhabbet kurulur o zamanların en büyük olayı olan’’ falancanın kızı filancanın oğluna kaçmış’’ gibi söylemler saatlerce konuşulurdu.Dışardan gelen misafirler cennet gibi yerde yaşıyorsunuz demelerine kasım kasım kasılır gurur duyardık.
Adının önündeki ‘’KARA’’ lakabı bizi hiç rahatsız etmezdi . Esnaf tanıdık olduğu için dükkanına girip hayırlı işler demekle beraber siftah atılırdı ve bir çayını içmek güne güzel başlamanın yoluydu .Kimse kimsenin malı mülkü ile ilgilenmez herkez kendi yağında kavrulurdu.
Televizyona çıkmasakta reklamımız yapılmasada bizi bilen biliyordu burada mutluyduk huzurluyduk. 70 li ve 80 li yıllardan bahsettim ,şimdi yıl 2011 hatta son günleri.Kasabamın adı tv programlarında ve haberlerde duyulur oldu .Doğa güzellikleri ile mi anılıyor ? hayır. Cinayetler ve dolandırıcılıkla anılıyor.
Eski halinden pek bir şey kaybetmedi ,hala yeşilin ve mavinin içinde yaşıyoruz. Peki ya insanları? Aynı kaldımı ? işte bundan emin değilim. Çünkü hergün traş olduğunuz sohbet ettiğiniz berberiniz sizi ve birçok insanı dolandırıp geleceğinizi mahvedebilir .Yada sağlık karnesini emanet edip bıraktığınız eczacınız sizin üzerinize ilaç alıp devleti haksız yere tirilyonlarca zarara uğratabilir. En kötüsüde kolunuzdaki bilezikler yüzünden yıllardır alışveriş yaptığınız hatta kardeş gibi olduğunuz esnaf dükkanının deposunda sizin boğazınızı sıkıp kör bir çukura gömebilir.
Şimdi oturup düşünelim burası KARAMÜRSEL’mi KARABELA’mı