Diyorsunuz ki ben CHP’liyim. Ben sizin felsefenizi, dünya görüşünüzü, tüzüğünüzü benimsiyorum. CHP’den de seçilip bu halka bu çerçevede hizmet etmek istiyorum. Beni aday gösterin.
Evet, bu olay aynen böyle oluyor.
Şimdi MHP’li, Ülkücü biri şahsi çıkarları için sizce BDP saflarına geçip, BDP söylemleri yaparmı? “Asla” deriz ilk aklımıza gelen sözcük. Ama olurmu olur. Bu durum normal karşılanır mı “hayır”.
İşte CHP Kocaeli genelinde yaşanan meclis rezilliklerinin durumu böyle bir şey. Karakterle alakalı. Ben hangi partiden olursa olsun, oradan seçilip, tamamen zıt bir görüşe hizmet etmeye başlamayı normal insanların yapacağı bir olay olarak görmüyorum. Bu adamlar temsil ettikleri kesime yakın bir yöne kayabilirler, ama temsil ettikleri, seçildikleri, onları seçen seçmenden tamamen farklı, zıt bir yöne kaymaları ne ahlakidir, nede insanidir. Bu resmen karakter sorunuyla alakalı birşeydir.
Ünlü bir özlü sözümüz vardır: “Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir, Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir”. Ziya Paşa’nın ünlü bir sözüdür bu.
Mehmet Ali Kaplan bardağın taştığı en son noktada dün yaptığı olay takdirlik bir olaydır. Kendisini tebrik ediyorum.
Yazımın başında da belirttiğim gibi çıkıyorsunuz ben sizdenim diyorsunuz, sonrada çıkıp kıvırmaya başlıyorsunuz. Sonra size bu yolda hocanız olan kişi uyarıda bulunuyor, nasihat veriyor; “yapma-etme”. Sizde: “ulen bunlardan ne olur, kaç paralık adam bunlar” diyorsunuz ve sonra karşınıza Kaplan çıkıyor, atıyor pençeyi. Sen benimle, benim ekibimle, geçmişimle, geleceğimle dalga geçiyorsun. Kaplan az bile yapmıştır.
CHP İzmit’te bu konuda rezillik paçadan akmıştır. Diğer ilçelerde de hemen hemen mutlaka bir iki çatlak var. Sıkıntı CHP’de değil, CHP’nin yanlış herkese/halka açılım politakasındadır. 4 kişinin yapacağı işten bu kadar hayır geleceğindendir.
Söylüyorum çok uzun sürmen, bir zamanlar DYP/DP deyince = Kazım Dinç derdik. Bugün Dinç AKP’e saflarında parmağındaki balları yalıyor. Yarından sonrada CHP = ……… dediğimiz kişiler başka saflarda gözükmezlerse şaşırmayın.
Onun için birilerine tavsiyem Kaplan’ın yöntemi etkili olabilir. Had bildirir, kendine getirir. Ziya Paşa’nın dediği gibi; “Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir, Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir”.