Bugun...
Her Nasip vaktine esirdir…


Ayten BARAN
ayten.baran@gmail.com
 
 

    Hayatta her zaman ve her şey istediğimiz gibi gitmez. İmtihanın biri biter, diğeri başlar. Tam nefes alacağımız, bir Ohh! çekeceğimiz zaman bir bakarız ki hiç beklenmedik başka bir sıkıntı çıkıverir karşımıza. Yaradılışımızdaki gaye de bu değil mi zaten. Neye ne kadar tahammül edip, ne kadar tevekkül ettiğimiz. Ya, Nasip der yolumuza devam ederiz ya da hırslarımıza yenik düşer hayatımızı mahvederiz.

    Nasip!  İnsana nasıl da derin bir nefes aldırıp, gönül rahatlığı veren, ne muhteşem bir kelime…

    Evet! Nasip diye bir şey var ve ya nasibim bu kadarsa diye düşünmek hiç aklımıza gelmez. Ne yaparsak yapalım, ne kadar çabalarsak çabalayalım, bu hedefte neleri feda edersek edelim, zamanı gelmeden olmaz, olduramayız.  Can Yücel’in söylediği gibi “Gönlün rahat mı? Elinden geleni yaptın mı? Cidden olmuyorsa zorlamayacaksın.”

*****

    Ancak nasibimize razı olmakla huzur bulabiliriz.  Ve her nasip vaktine esirdir. Nazan Bekiroğlu’nun Nar Ağacı kitabında okuduğum söz çok etkilemişti beni. “Her dua nasibine, her nasip vaktine esirdir”

    Her ne kadar bu kelimeyi dilimize dolasak ta, bu sözün gerçek manasını bilerek, yaşayarak, hissederek söylemeyiz çok zaman. Yaradılışımızdan olsa gerek ki bekleyemiyor, sabredemiyoruz.

    Her şeyin bir zamanı olduğunu, olgunlaşması gerektiğini bilerek yaşamak. İsteğimizin, duamızın kabulü için doğru zaman ve zemininin oluşmasını beklemek ve sabretmek.  Şuan için bize iyi, hoş görünen şeyler belki de zaman içerisinde hayatımızda derin izler bırakacak acı bir tecrübe olacaktır, bilemeyiz. Her Şer görünende bir Hayr, her Hayr görünen de Şer olduğunu kavrayamayız fani aklımızla. 

    Canlı, cansız yaratılmış olan her varlığa gerçek manada bakmamız bile bunu anlamamız için yeterli bir bakış olacaktır. Mevsimi gelmeyen ağaç çiçek açmaz, vakti gelmeyen meyve dalına düşmez. Çünkü doğanın da bir döngüsü ve sabırla bekleyişi vardır. Zamansız gelen hiçbir şeyin tadı da olmaz.

*****

    Sırtımıza yüklediğimiz hırs yükünü indirip Ya Nasip! Diyerek İlahi kudrete teslim olmak ve nasibine rıza göstermektir güzel olan.

    Bana her sözüyle huzuru hatırlatan Hz. Mevlana ne de güzel buyurmuş… “Her şey vaktini bekler. Ne gül vaktinden önce açar, ne de güneş vaktinden erken doğar. Bekle, senin olan sana gelecektir.”

*****

    Hani halk dilinde bir söz vardır. ‘'Nasip ise gelir Hint'ten Yemen'den. Nasip değil ise ne gelir elden? Bu sözün hikâyesini bilir misiniz?

    Bir kervancının yolu, Semerkant’a düşmüş. Devesine acilen bir semer alması gerekiyormuş. Hemen semer alabileceği bir yer aramış.  Kervancıya, Semerkant’ın en ünlü semercisinin yerini tarif etmişler.

Kervancı, tarif edilen yeri bulmuş ve acilen bir semer almak istediğini söylemiş.

Çırak:

— Size verebileceğim hazır bir semer yok. Ustam da namaz kılmaya gitti. Eğer beklerseniz size yeni bir semer hazırlayabiliriz, demiş.

Kervancı, işinin acil olduğunu, hemen yola revan olası gerektiğini söylemiş. Tam çıkacakken, tavanda duran eski bir semer gözüne takılmış.

— Evladım, sana bir teklifim var demiş çırağa. Şu tavanda asılı eski semeri yeni fiyatına alırım diye eklemiş.

Çırak biraz düşündükten sonra eski semeri yeni fiyatına verirse ustasının da bu alışverişten memnun kalacağını düşünerek teklifi kabul etmiş.

Ustası namazdan geldiğinde sevinçle yaptığı ticareti anlatmış. Fakat beklediği gibi olmamış. Meğer usta kırk yıllık kazancını o eski semerin içinde saklıyormuş.

Çırak, bu durumdan habersiz yaptığı işten pişman olmuş. Kervanı bulmak için yollara düşmüş. Hayat tecrübesi olan ustası ise çırağa:

“Oğul boşuna arama Semerkant’ı Buhara’yı,

Nasip ise o semer elbet gelir bulur burayı.” diyerek gitmemesini söylemiş. Fakat çırak ustayı dinlememiş. Aylarca o han senin, bu kervan benim arayıp durmuş. Fakat tekrar çaresiz ve eli boş ustasının yanına dönmüş. Ustası ümidini kaybetmiş olan çırağının üzüntüsünü gidermek için,

“Nasip ise gelir Hint’ten Yemen’den,

Nasip değilse ne gelir elden?” demiş.

Aradan aylar geçmiş. Eski semeri alan kervancının yolu tekrar Semerkant’a düşmüş. Gelir gelmez de eski semeri aldığı semerci dükkânına gitmiş. Çırak hemen tanımış adamı. Ustasına haber vermiş. Usta daha konuşmadan semerci konuşmaya başlamış:

— Delikanlı, ben senden bu eski semeri aldım ama acaba ustan razı oldu mu? Olmadı mı bilmiyorum.

Sonra ustaya dönerek:

— Eğer isterseniz eski semeri alın, bana yenisini yapın.

Kervancının konuşmalarını şaşkınlıkla dinleyen çırak, ustasının sözünü bir daha hatırlamış,

“Nasip ise gelir Hint’ten Yemen’den, Nasip değilse ne gelir elden?”

 

Sevgiyle kalın…

 

 

 



Bu yazı 369 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI