Bugun...
ALLAH’I KUL EDİNMEK..!


Bahadır LÜSER
bahadirluser@gmail.com
 
 

ALLAH’I KUL EDİNMEK..!

 

      Peygamberler tarih boyu hep bu sapkınlıkla mücadele etmişler ve insanları hürriyetin zirvesine, yalnızca Allah’a kul olmaya çağırmışlardır. Hakikatte insan zaten Allah’ın kuludur ve her şeyini ona borçludur. Tüm mesele bu hakikati insanın da kabul etmesi ve buna göre yaşamasıdır.

      Yüce dinimizin ilk emrinin OKU olduğunu adı gibi bilen bir millet olmamıza rahmen Okumayan, araştırmayan bir toplum olduk maalesef… Okumak zaman kaybı gibi görünüyor toplumun gözünde, oysa ki televizyon seyretmek kadar vaktimizi çalmaz.. Ah bir okuyabilsek, herşey çözülecek aslında..! Peygamberimizin en büyük mucizesini, insanlığa bir nasihat olarak gönderilen Kuran-ı Kerimi birde Türkçe manası ile okuyarak, emirlerini anlayarak hayatımıza nakşedebilsek, o zaman anlayacağız hatalarımızı ve hayatı ne kadar yanlış yaşadığımızı…

  Allah(c.c.), bizlere kutsal kitabımızda yetime, yoksula imkanlarınızdan artanı verin diye emrediyor. Biz ise ellerimizi semaya açıp; ‘’Allahım! yetime, yoksula ver’’ diyoruz. Rabbimiz bize kulu olarak vermemizi emrederken, biz ise bunu unutarak Allah’ı kul edinerek sen ver diyoruz.

  Allah (c.c.), bizlere bir işi bitirince hemen diğer işe koyulmamızı, boş oturmamamızı emrediyor. Biz ise ellerimizi semaya açıp; ‘’Allahım! Sen olmazları olduransın. Bu işi sen hallediver…’’ diyoruz. Rabbimiz bize kulu olarak emek harcamamızı emrederken, biz ise bunu unutarak Allah’ı kul edinerek sen hemen hallediver diyoruz.

   Evet dua müminin silahıdır. Ama bu silahı akıllıca ve yerinde kullanmasını bilmek gerekiyor. Yoksa boş duanın kimseye faydası olmaz.

  Yazımın sonunda sevdiğim bir insan olan Ali Piyade abimin kısa bir yazısını da paylaşmak istiyorum.

‘’ Dünya kupası maçlarındaki bazı "müslüman" takımların futbolcuları sahaya çıkmadan önce fatiha suresini okurlar, kazanmak amacıyla dualar ederler, şimdiye kadar hiç bir maçı kazanamadılar, şimdi bu "müslüman" ülke takımları ile Avrupa ve Güney Amerika takımları arasında özveri ve davranış yönünden seviye farkı olduğu her halükarda açıktır.

İzlanda nüfusu son rakamlara göre toplamda sadece (334,252) müslüman bir ülke değiller fakat İzlanda futbol takımı tüm müslüman takımlarından daha başarlı.
Mesele sadece futbol oynama meselesi değil, ben şuna inanıyorum, mesela Türkiye’de 80 milyon kişiden futbol konusunda çok yetenekli insanlar var, ama ne yazıkki yetkililer arasında, o yetenekli oyunculara saygı yok!
Arap ülkelerinde de durum aynı. Bu ülkeler insanların yeteneklerine saygı duymamakta ve onların gelişimi konusunda yardımcı olmamaktadır. Bu ülkelerde saygı temeli olmadığı için uygun olan yerlerde doğru kişiler bulunmuyor. İnsanların çoğu sevmediği işler üzerinde çalışır, bu yüzden başarılı olamazlar.
Herkesin birbirinden farklı yetenekleri var. Ailenin ve toplumun görevi, bu yetenekleri ortaya çıkarmak ve onların gelişimi konusunda çalışmalar yapmaktır. Ne yazık ki, bu gerçekleşmiyor. Yetenekleri körelten, onları görmezden gelen korkunç bir karmaşa içinde yaşıyoruz.
Bu sadece sporla ilgili değil. Sorunlarımız çok derin.

Verimli topraklar, doğa ve iklim şartları bakımından da zengin olan Türkiye, et, sebze veya bazı yiyecekleri ithal etmek zorunda kalıyor. Niçin?
Örneğin; Türkiye'nin Sırbistan'dan et ithalatı veya yurtdışından yapılan yiyecek ithalatları, insan tabiatında büyük bir sorunun işaretidir.
Müslüman olmak, tembel ve işsiz yaşamak anlamına gelmez, müslüman olmak çalışan, sürekli üreten bir insan olmayı gerektirir.
Türkiye'nin doğal zenginlikleri, tüm dünyaya et, meyve ve sebze ihraç edebilir durumda. Fakat bu durum, doğru kullanılmadığından toplum bilincini yok ediyor ve tembel bir zihniyetin oluşumunu sağlıyor.

Müslümanların sorunları ciddi anlamda çok derin. Bu problemler sadece Fatiha okunarak ve dualar edilerek çözülemez. 
“En iyi dua, harekete geçmektir.”

                                                                                               Ali Piyade-21.06.2018

     



Bu yazı 424 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Elif
22-06-2018 10:42:00

Dosdoğru yol Kuranı anlayarak yaşamakla bulunur. Rabbimizin mesajını anlayabilmemiz için, Kuranı mutlaka Türkçe mealinden de okumamız gerekiyor.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI