Bugun...
EX'ten NEXT Olmaz


Bahadır LÜSER
bahadirluser@gmail.com
 
 

      Hayatın değişmeyen yada değişmesi zor olan kuralları vardır. Biten bir dostluk veya ilişkiden sonra tekrar geriye hiçbir şey olmamış gibi dönülmesi oldukça zor ve imkansızdır! Bazen geçmiş, geçmişte kalmaz! Temcit pilavı gibi önünüze çıkar durur. Her zaman af eden taraf olmak sizi ve ruhunuzu çok incitebilir…

      Hele ki işin içine mantık falan girdiyse, yandın demektir. Duygular bir kenara bırakılıp, mantık devreye sokulduğu zaman, yani mantığını dinleyerek hareket etmeye başladığın gün. İşte o zaman gerçekten o ilişki, o dostluk artık bitti demektir..!

                                                  *****

      Son iki yılıma dönüp baktığımda, bir çok insanın isminin üzerini çizdiğimi ve aklımda / yüreğimde kapladığı yeri asla hak etmediğini gördüm. Hayat imtihanlarla dolu… Hayatınızın temel taşları olan Anne-Baba, Kardeş, Eş, Çocuk, Dostlarınız dışında kalan, hayatınızın kıyısından geçerek yaşamınıza bir şekilde dokunan kişi size bir ders vermek için, Yüce Yaratıcı tarafından gönderilmiş bir imtihan aracıdır. İşi bittiğinde ya çekip gidecektir! yada sizde bir şekilde benim yaptığım gibi önce telefon rehberinizden o kişinin ismini bulup silecek, sonra ona karşı ulaşılmaz engeller koyarak hayatınızdan çıkaracaksınız!

                                                 *****

       Bu yazıya bir manifesto mu yoksa kendini savunmamı dersiniz bilmiyorum ama… Son zamanlarda hem dargın hem de kızgınım birilerine…

       Üstelik öyle yenilir yutulur bir kızgınlık değil… Yıllardır, dost / dava arkadaşı sandıklarının aslında çıkarı için yaşayan, birilerinin Adamı olan, başkasının aklı ile konuşan, kısacası basit bir insan olarak karşına çıkması üzüyor insanı en derinden…

       Özellikle birilerinin sayesinde, rüyasında bile göremeyeceği makam ve mevkiyi görmüş birisinin, hakkımda olumsuz laflar ederek yaftalamasını asla affetmiyor ve hakkımı helal etmiyorum. Hele ki Milli Görüş ruhuma ve verdiğim emeklerime dil uzatılmasına asla izin vermiyorum / vermem..!

                                                *****

        Milli görüş ruhu ve davası ile tanıştığım zaman takvim yaprakları 1993 yılından günleri gösteriyordu. Ben ise 13 yaşındaydım. O zamanlar İzmit İmam Hatip Ortaokul kısmında okuyordum. Milli Gençlik Vakfının manevi kokusunu içimize çekerek ‘’Önce Ahlak ve Maneviyat’’ düsturu ile öğrendik Milli Görüş’ün güzelliğini. Milli görüşün ne olduğunu, bu davanın işaret fişeğini siyaset tarihine atan, Cennet Mekan rahmetli Erbakan hocadan dinleyerek öğrendik Milli Görüş’ün güzelliğini…

       Ve en önemlisi şu ki; Kimsenin adamı değil, ‘’Önce Ülkem ve Milletim’’ diyerek davanın adamı olmayı öğrendik..!

       2012 yılında parti içerisinde gördüğüm ve bana ters gelen düşüncelerden dolayı partisel işlerden uzaklaştım. Ama bu parti içinden uzaklaşma, Milli Görüş düşüncesinden vazgeçtiğim anlamına gelmez..! Ben hala Vatan sevdalısı bir Milli Görüşçüyüm.

       Genelde, ‘’ Kol kırılır, yen içinde kalır.’’ anlayışım vardır. Pek sahip olduğum dava anlayışım hakkında olumsuz şeyler yazmam...!

       En son 2009 yılında, Milli Görüş partisi içerisinde gördüğüm bazı durumları yazdığım bir köşe yazım sebebiyle, zamanın Kocaeli İl Gençlik Kolları başkanı karşıma dikilmiş ve yumruklarını sıkarak, ‘’Biz bu dava’ya yüreğimizi koyduk, giden gitsin. Beğenmeyen gider, biz Ölene kadar buradayız..’’ demişti. Şimdi bunu diyen kişi İYİ Parti’de siyaset yapmaya çalışıyor.

       Boyundan büyük laf söyleyenler ve gitmesi gerekenler gidiyor! Yıllar yılları kovalıyor ve zaman hızla akıyor. Devran dönüyor… Ne ben eski benim, ne de zaman! Ama gönlümü verdiğim davam belli…

       Ben Vatan sevdalısı bir Milli Görüşçüyüm.

       Gerçekleri ve doğruyu söylemenin, din kardeşini kötülüğe karşı uyarmanın (Emr-i Bil Maruf, Nehy-i Anil Münker) Kuran’da yazan ve üzerimize farz olan bir davranış olduğunu unutmamak gerekiyor.

       Yapılan yanlış bir davranış ve savunduğun davaya zarar verecek bir kötülüğü gördüğün zamanda susmamalısın tabii ki...!

       Bana göre, Milli Görüş’ü savunmak yürekle yapılır. Hukuken Milli Görüş patentini alarak yapılmaz..!

       Hele ki, birilerinin adamı olarak asla yapılmaz..!

       Fatih Erbakan’ın neden ayrı bir parti kurarak, Patentli Milli Görüşçülerle arasına çizgi çektiğini şimdi daha iyi anlıyorum..!

      Bazı şeyler bitince yürek devreden çıkıyor ve mantık devreye giriyor.

      Ve mantık sana EX'ten NEXT Olmaz! diyor…

       

      

 



Bu yazı 707 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Ismail
20-10-2020 15:51:00

Adam gibi dik duran adamsin herzaman kuran ve sünnet yolundan doğruluktan ayrılma Allah yolunu açık etsin uzak olarakta kalpler beraber selamlar yazını içtenlikle beğendim eline yüreğine sağlık. Selamlar.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI