Bugun...
Güzel insanlar, şu âlemde bir hoşseda bırakır.


Bahadır LÜSER
bahadirluser@gmail.com
 
 

   Bir söz vardır; “Halden bilen âlim, halden bilmeyen zalim” diye!

   Şu kainatta İnsan olabilmek ve İnsan kalabilmek önemli..!

   ‘’Kabuğa…” değil, “Öze…” dönmek önemli!  

   Yüce Yaratıcı insan bedenini yaratmadan önce, RUH’larımızı yarattı. Yani insan olmanın özünü…Özümüz, ruhumuzdur.

   İnsan Bedeni, İnsan Aklı, İnsan Nefsi, İnsan Zekası vb. sonradan bu RUH’a malzeme olarak verildi.

   Kutsal kitaplarda karşımıza sürekli çıkan uyarılar vardır!

   ‘’ Aklınızı kullanmazmısınız!’’

   ‘’ Nefislerinin kendilerine sunduğu şey ne kadar kötüdür! ‘’

   ‘’Elleriniz ve Ayaklarınızla işlediklerinizden mesulsunüz.’’  vb.

 

    ALLAH (c.c), her ayetinde hep ruhumuzu uyardı! İnsan tarafımızı kaybetmeyelim ve İyi bir kul olalım diye…

    *****

    Bir işe başlarken, orada yüreğiniz, sevdanız olmalı…Gönüllere girebilmenin en sihirli anahtarıdır bu… 

    Bir çoğumuz toplumu değiştirmek isteriz değil mi? 

    Aslında yolumuz hep aynı yere çıkıyor; “insan olmaya!”

   “İnsan Olmak!”
 
   İki cihanı, ‘kendimize cennet kılacak’ ferasetin adı…

   Bizleri korkutan, göz körlüğü değil, gönüllerin körlüğüdür. 
   Bizleri ürküten insan mizacının sertliği değil, kalplerin katılığıdır.

   İnancımız, “İnsan, yaratılanların en şereflisidir!” der! İnancımız, “İnsan, yüce Yaratıcının yeryüzünde Halifesi!” der!
 
  Ne güzel bir söz değil mi?  “İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın”

  İnsana değer vermek, İnsanı sevmek, İnsanı yaşatmak…
 
  Bütün bunlar bizleri, ‘kendi kimliğimize’ götürecektir!

*****

   Özdemir Asaf, insan olmayı tariflerken farklı bir yaklaşımda bulunur;
 
   “İnsan olmak kuruş ile değil, duruş ile ölçülür!” der…
 
   O duruş; ‘vakardır, edeptir, hicaptır…’  O duruşla, ilk akla gelen de, ‘model insan’ formülü…
 
   Günümüz fotoğrafına dikkatle baktığımızda ne deriz? 

   “Eski insanlar birbirlerine ilaçtı.. Günümüz insanları ise devasız bir dert!”

 

   Cemil Meriç’in ise kullandığı şu ifadesi pek manidardır;
 
   “Aydın olmak için önce insan olmak lazımdır!”
 
   Yani, Marifet, ‘İnsan Olmakta…’
 
   Kibir duvarlarını yıkacaksınız!

 

   İnsanların önem verdiği şeyler; insanına ve toplumuna göre değişiklik göstermekle birlikte, genel olarak üçü diğerlerine göre daha çok öne çıkar. Bunlar; varlıkları, emekleri ve zamanlarıdır. Bu üçü arasındaki hiyerarşi bile insanına göre değişir.

   İnsanlar, bu önemli kaynakları kendilerinin ve ailelerinin yaşamlarını sürdürebilmek, refahlarını arttırabilmek ve sosyal pozisyonlarını güçlendirebilmek için kullanırlar. Bunları yaparlarken de azımsanamayacak bir çoğunluk, zorluklarla karşılaştıklarında hedeflerine ulaşmak için ne yazık ki ahlaki kuralları eğip bükmekten ve çiğneyip yok saymaktan geri durmazlar.

  Ancak az sayıda insan sahip olduğu bu üç önemli kaynağı kendisi ve ailesi dışında, içinden çıktığı toplum, yurttaşlığını taşıdığı ülkesi ve insanlık için kullanır ve onlar için katma değer yaratmaya çalışır.

  Hayatta Öncelikle, “insana saygımız olacak!”
 
  O saygı bizlere, “şefkati, merhameti, adaleti, erdemli vasıfları, huzuru, güveni, dürüstlüğü, ilmi ve marifet…” öğretir!



Bu yazı 226 defa okunmuştur.

YORUMLAR
3 Yorum

İsmail
12-02-2021 11:59:00

Insanlarin ortak derdi hassa bir konuya deginmissin güzel olmuş selamlar.

Ayten BARAN
12-02-2021 00:48:00

Keşke herkes bu bilinçle yaşasa, dünya ne güzel bir yer olurdu... Tebrik ederim. Çok manidar ve çok güzel mesajlar içeren bir yazı olmuş. Elinize, yüreğinize sağlık Bahadır Bey...

Müdakkik Okuyucu
11-02-2021 17:05:00

Yazınız güzel fakat Risale-i Nur da 33.söz 31.pencerede öyle bir İnsan tarifi var ki fevkalade.Ben okudum müthiş.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI